09 Nisan 2006

Darma Duman

Yüreğim darma duman oldu bugün.
Bu oyunu da ben kaybettim yine.
Halbuki oyuncaklarımın hepsi yanımdaydı.
Kör talih, kör gözüm meğer hepsi yara almış ve zaten bazıları kırıkmış.

Eve döndüm ağladım, ağladım.
Annem beni görmesin diye yorganların altına saklandım.
Saklandım ki annem bana neden ağlıyorsun demesin
Bana ağlama yeter artık diye söylenmesin.

Karar verdim, artık oyun oynamayacağım.
Kimseyle oyuncaklarımı paylaşmayacağım
Kalan sağlamları alıp dolabıma sakladım bile
Yeni bir oyuncak alana kadar orada duracaklar.

Bir gün yeni bir oyuncak alacağım
ve onu kimseyle paylaşmayacağım
Evet birgün bana oyuncağıyla gelen olursa da
benim oyuncağım yok hadi seninkilerle oynayalım derim.

Hangimiz

Sadece yağmur damlası kadar ömrümüz mü var ne !
Başlangıcımız keyifli ve hızlı sonra inişimiz
rüzgarın yönüne doğru gidiyor
ve hızla yere düşüyoruz.

Kimimiz bir yaprak parçasına,
Kimimiz asfaltın üzerine,
Kimimiz ise denize düşüp bir damla daha su katıyoruz.
Aslında düşerken de ne olacağını görüp ne havada asılı kalabiliyor ne duruyoruz.

Evet ben artık bir yağmur damlası değil
Bir kar tanesi olmak istiyorum
Düştüğüm yerde hiç güneş olmasın
ve ben de orada diğer kar taneleri ile donmak istiyorum

Evet istiyorum
Saatlerce, günlerce, haftalarca, hep aynı yerde kalmak.
Her fırtınadan sonra hep orada durmak
Bir kere düştüğüm yere yapışmak.

Kadın'a

Yüreğimdeki kadın'a defalarca seslendim "yardım et" diye.
Bir ses duyuyordum evet ama bir türlü anlayamıyordum.
Zaman zaman sanki "salak olmalısın" der gibiydi.
Dediği buydu biliyordum ama yine de emin olamıyordum.

Kendimden dört yaş küçük adama aşık olduğumda,
"bırak kendini rahat bırak, sen onun annesi değilsin" diyor.
Birlikte olduğum adam için de "erkek olan sen değilsin" diyordu.
Anlamıyor ve algılayamıyordum

İçimdeki ses mi bana yalan söylüyordu,
Yoksa ben mii kendimi kendimi kandırıyordum.
Hep yeni başlangıçlar da iyi dilekler diliyor ama,
Bir türlü mutlu olamıyordum

Sonunda bulduk çözümü
sanırım ikimizde artık mutlu olacaktık
Kararımız,
Ne o bana seslenecekti, ne de ben onu dinleyecektim

08 Nisan 2006

Yeni bir arkadaşlık kavramı

Bu yazdıklarımı sadece bir kişiye yolluyorum ama belki kendinde ortak şeyler bulanlarınız olursa da güzel olur.

Arkadaş, dostluk bunlar farklı iki kavram ki adını koyamadığım bir kavram benim bahsedeceğim. Çıkar ilişkisinden yola çıkan bir kavram. Adını bilen varsa ne olur beni de bilgilendirsin. Çıkarları bitince adının ne olduğunu bilmediğim biten bir ilişki. Erkeklerle yaşanılanlara karşı değilim artık ki onunla da başa çıkmaya çalışmıştım. Ama hem cinslerimle olunca kaldıramıyorum. O yüzden artık kurduğum ilişkilerimde benden kimsenin alabileceği hiçbirşey yoktur.

Yazıyı yazdığım ve beni ablası yerine koyan adsız kişi. Çok üzülmüştüm. Kurduğumuz arkadaşlık için değil içinde bulunduğun durum için ama sana müsteakmış. Şunu unutma ki bu laf bana da, herkes hakettiğini yaşarmış...

07 Nisan 2006

yeterince

Akan gözyaşlarım, yaptığım evliliğim için değil. Bitmemesi için elimden geleni yapmadığıma emin olamadığım için. Evlilik şimdi çok önemsenmese de hayat yalnız bitmiyor. İster kavgası, ister çalgısı. Birgün bir bardak su alamayacak hale geldiğin yatağında, eğer gözünüzü açtığında başucunda bir bardak görürsen şanslısın. Hayatı daha ne kadar zor hale getirmek için uğraşacağız onu da merak ediyorum. Ayakta durmaya çalışıyoruz diye birbirimize de acımadan yaşar bir hale geldik.

Hangimiz yeterince sabır gösterdik...

01 Nisan 2006

Evet ben bu dünyada yaşamak istemiyorum

İstemiyorum, lambadan cin çıksa ondan sadece beni benim gibi insanların olduğu bir dünyaya yollamasını isterdim. O kadar yoruldum ki, bir yere kendimi kapatıp sadece jetix olduğu bir tv, kitaplarım, güzel kalemlerim, iki tişört bir pantalon senelerce yaşamak istiyorum. Ne bu dünyada yaşayacak kadar kötü, ne de insanlara dayanacak kadar iyiyim. Gitmek istiyorum. Eskiden sevdiğim herşeyi geri istiyorum. Eski ben'i, eski sevgililerimi, eski arkadaşlarımı herşeyi çok özledim.

Ne bir amacım, ne de ümidim kalmadı. Ne olursunuz biriniz onu bulursanız bana geri gönderin +

27 Şubat 2006

gittim

Çok uzaklara gitmedim ama bu şehri kısa bir süre de olsa terkettim. İnanın dönmek istemedim. Eskiden böyle olmaz hemen özlerdim. Birşeyler değişti İstanbul'da derdim evet değişmiş çünkü dönmemek için treni kaçırayım diye dua ettim.

Umarım ben yokken beni özlemişsinizdir :)

22 Ocak 2006

Keşke gitmeseydin
Yoksa gidip de dönmesemiydin...

20 Ocak 2006

İşten ayrılıyorum

Evet, yine ayrılıyorum. İyi niyetli olmamak lazım bu dünyada hep söylüyorum aynanın karşısında. Ama sanırım aynam bozulmuş. Yansıtmıyor mu ne ? yoksa aklım mı bozulmuş algılamıyor. Kendi işim gibi çalıştım ki çalışmak bana koymaz. Dürüstlük ilkedir hep, hep de onu söylerim patronlarıma, sevgililerime, arkadaşlarıma bana yalan söylemeyin diye. Biten bitmiştir.

Evet yeni bir iş bekliyor beni. Yeni dört duvar, yeni canavar arkadaşlar. Ama dün yeni bir ayna aldım kendime, artık ona bakacağım. Etrafına da ışıklar koydum ki ne var ne yok iyice bakayım diye.

Umarım bu iş ömrümün sonuna kadar sürer ve emekli olurum buradan. Sevgili yeni patronum notum sana: Senin için deliler gibi çalışıp, seni iyi yerlere taşıyacağıma, yaptığım asistanlık görevini layığıyla yerine getireceğime, senin iş yerini kendimin bileceğime ant içerim.

15 Ocak 2006

Yine yaptım

Hatalar ne için vardır.Neden hep yapılır.
Bu sefer yenerim sandım,ama yine yanıldım.

Kötü günler, bir karanlık gibi,Uzaklardan geliyorum derken.
Beyaza çevirdiğim bulutları hep oralarda asılı bırakacak mıyım ?

Kafam karman çorman, bu sefer demekten sıkıldım her seferinde.
Bitse keşke, ama iyileri başlasa yerine.

Aklım bana artık oyun oynama, ben seni bu sefer de yeneceğim.
Bunu sakın unutma...
myspace

ginger.sibel@gmail.com